Sınav Kelimeleri Ders 7

Sınav Kelimeleri Ders 7
Rdiculous

İngilizce Anlamı: Very silly or unreasonable:

Türkçe Anlamı: Gülünç, komik

Örnek Cümle
Dont be silly!
Komik olma!

Considerate

İngilizce Anlamı: Always thinking of what other people need or want and being careful not to upset them

Türkçe Anlamı: Düşünceli, anlayışlı

Örnek Cümle
John was always kind and considerate.
John her zaman nazik ve düşünceliydi.

Restricted

İngilizce Anlamı: Small or limited in size, area, or amount

Türkçe Anlamı: Kısıtlı, sınırlı

Örnek Cümle
It's difficult trying to work in such a restricted space.
Böyle sınırlı bir alanda çalışmak çok zor.

Fragile

İngilizce Anlamı: Easily broken or damaged

Türkçe Anlamı: Hassas, kırılgan

Örnek Cümle
Be careful with that vase - it's very fragile.
Vazoya dikkat et, çok hassastır.

Progressive

İngilizce Anlamı: Supporting new or modern ideas and methods, especially in politics and education.

Türkçe Anlamı: İlerici, gelişmiş

Örnek Cümle
What we need is progressive and forward-looking policies
İhtiyacımız olan şey ilerici ve geleceğe yönelik politikalardır.

Adverse

İngilizce Anlamı: Not good or favourable:

Türkçe Anlamı: Olumsuz, ters

Örnek Cümle
I fear that the new law could have an adverse effect on global financial markets.
Yeni yasanın global finans piyasasında olumsuz bir etkisi olacağından korkuyorum.

Reluctant

İngilizce Anlamı: Slow and unwilling

Türkçe Anlamı: İsteksiz

Örnek Cümle
My sister gave a reluctant smile.
Kız kardeşim isteksiz bir şekilde gülümsedi.

Appropriate

İngilizce Anlamı: Correct or suitable for a particular time, situation, or purpose

Türkçe Anlamı: Münasip, uygun

Örnek Cümle
These clothes are not appropriate for a job interview
Bu kıyafetler iş görüşmesi için uygun değil.

Erroneous

İngilizce Anlamı: Erroneous ideas or information are wrong and based on facts that are not correct.

Türkçe Anlamı: Hatalı, yanlış

Örnek Cümle
Erreneous ideas made us fail in this project.
Hatalı fikirler bu projede başarısız olmamıza neden oldu.

Partial

İngilizce Anlamı: Not complete

Türkçe Anlamı: Kısmi, taraflı

Örnek Cümle
The exhibition was only a partial success.
Sergi kısmen başarılı oldu.

Plainly

İngilizce Anlamı: In a way that is easy to understand or recognize:

Türkçe Anlamı: Açıkça

Örnek Cümle
We could hear the singer's voice plainly over the noise of the crowd.
Kalabalığın arasından şarkıcının sesini açıkça duyabiliyorduk.

Supremely

İngilizce Anlamı: Extremely or to the greatest possible degree:

Türkçe Anlamı: Fevkelade

Örnek Cümle
Arda is a supremely talented player
Arda fevkalade yetenekli bir oyuncudur.

Emphatically

İngilizce Anlamı: Standing out in a striking and clearly defined way.

Türkçe Anlamı: Kesinlikle, vurgulayarak

Örnek Cümle
He explained the problem really emphatically.
Problemi gerçekten vurgulayarak açıkladı.

Intensely

İngilizce Anlamı: Very great in degree, very strong

Türkçe Anlamı: Aşırı derecede, son derece

Örnek Cümle
She resisted to stay at home intensely.
Evde kalmak için aşırı derecede direndi.

Indefinitely

İngilizce Anlamı: For a period of time for which no definite end has been arranged.

Türkçe Anlamı: Belirsiz olarak, süresiz olarak

Örnek Cümle
The project has been postponed indefinitely.
Proje süresiz olarak ertelendi.

Conversion

İngilizce Anlamı: When you change something from one form, purpose, or system to a different one

Türkçe Anlamı: Dönüştürme, dönüşüm

Örnek Cümle
The British conversion to the metric system took place in the 1970s.
İngilizlerin metre sistemine geçmesi 1970'li yıllarda gerçekleşti.

Concentration

İngilizce Anlamı: The ability to think about something carefully or for a long time

Türkçe Anlamı: Konstantrasyon

Örnek Cümle
Lack of concentration is a big problem for my son.
Konsantrasyon eksikliği çocuğumun en büyük problemidir.

Competition

İngilizce Anlamı: A situation in which people or organizations try to be more successful than other people or organizations

Türkçe Anlamı: Rekabet

Örnek Cümle
Sometimes there's a lot of competition between children for their mother's attention.
Bazen çocukların arasında, annelerinin dikkatini çekebilmek için büyük rekabet yaşanır.

Departure

İngilizce Anlamı: An act of leaving a place, especially at the start of a journey

Türkçe Anlamı: Ayrılış, ayrılma

Örnek Cümle
I saw Janet shortly before his departure for Russia.
Rusya

Departure

İngilizce Anlamı: An act of leaving a place, especially at the start of a journey

Türkçe Anlamı: Ayrılış, ayrılma

Örnek Cümle
I saw Janet shortly before his departure for Russia.
Rusya'ya gitmek için ayrılmadan kısa süre önce Janet'i gördüm.

Pretension

İngilizce Anlamı: An attempt to seem more important, more intelligent, or of a higher class than you really are

Türkçe Anlamı: Gösteriş, yüksekten atma

Örnek Cümle
Pretension is a sign of weakness fur humans.
Gösteriş, insanlar için bir zayıflık göstregesidir.

Opposite

İngilizce Anlamı: As different as possible from something else.

Türkçe Anlamı: Zıt, ters

Örnek Cümle
I thought the medicine would make me sleep, but it had the opposite effect.
İlacın beni uyutacağını düşünmüştüm ama tam tersi bir etki yaptı.

Growth

İngilizce Anlamı: An increase in amount, number, or size

Türkçe Anlamı: Büyüme, gelişme

Örnek Cümle
The recent growth of interest in African music makes me feel surprised.
Afrika müziğine olan büyüyen ilgi beni şaşırtıyor.

Proportion

İngilizce Anlamı: A part of a number or amount, considered in relation to the whole

Türkçe Anlamı: Oran, orantı

Örnek Cümle
The proportion of women graduates has increased in recent years.
Bayan mezunların oranı geçen yıllarda artış gösterdi.

Rate

İngilizce Anlamı: The number of times something happens, or the number of examples of something within a certain period

Türkçe Anlamı: Oran, kur

Örnek Cümle
There is a rapid increase in the divorce rate in all the world.
Tüm dünyada boşanma oranlarında hızlı bir artış var.

Decrease

İngilizce Anlamı: To become less or go down to a lower level, or to make something do this

Türkçe Anlamı: Azalmak

Örnek Cümle
Average house prices decreased by 18% last year.
Ortalama ev fiyatları geçen sene % 18 düştü.

Bu Dersleri Gördünüz mü?

Sınav Kelimeleri Ders 7