Sınav Kelimeleri Ders 21

Sınav Kelimeleri Ders 21
Explanation

İngilizce Anlamı: The details or reasons that someone gives to make something clear or easy to understand

Türkçe Anlamı: İzah, açıklama

Örnek Cümle
What is your explanation for why you are late?
Geç kalmanın açıklaması nedir?

Process

İngilizce Anlamı: A series of actions that you take in order to achieve a result

Türkçe Anlamı: İşlem, süreç

Örnek Cümle
Listening effectively helps the learning process.
Etkili dinleme öğrenme sürecine katkıda bulunur.

Exhaustion

İngilizce Anlamı: When you are extremely tired

Türkçe Anlamı: Bitkinlik, dermansızlık

Örnek Cümle
I felt ill from exhaustion.
Dermansızlıktan kendimi hasta hissettim.

Duration

İngilizce Anlamı: The length of time that something lasts

Türkçe Anlamı: Müddet, süre

Örnek Cümle
The course is of two years duration.
Kursun süresi iki sene.

Conservation

İngilizce Anlamı: The protection of plants and animals, natural areas, and interesting and important structures and buildings, especially from the damaging effects of human activity

Türkçe Anlamı: Koruma, muhafaza

Örnek Cümle
We fight for wildlife conservation.
Doğal yaşamın korunması için mücadele ediyoruz.

Reserve

İngilizce Anlamı: To keep something for a particular purpose or time

Türkçe Anlamı: Ayırmak, rezerve ettirmek

Örnek Cümle
Id like to reserve a table for this evening.
Bu akşama bir masa rezerve ettirmek istiyorum.

Withhold

İngilizce Anlamı: To refuse to give something or to keep back something

Türkçe Anlamı: Alıkoymak, saklamak

Örnek Cümle
Police are withholding the dead peoples name until their relatives have been informed.
Polis, akrabaları bilgilendirilinceye kadar ölülerin isimlerini saklı tutuyor.

Enfore

İngilizce Anlamı: To make people obey a law, or to make a particular situation happen or be accepted

Türkçe Anlamı: Dayatmak, sözünü geçirmek, uygulatmak

Örnek Cümle
It isnt always easy for the teacher to enforce classroom rules.
Öğretmen için sınıf kurallarını uygulatmak her zaman kolay değildir.

Submit

İngilizce Anlamı: To give or offer something for a decision to be made by others

Türkçe Anlamı: Boyun eğmek, ibraz etmek, sunmak

Örnek Cümle
Candidates must submit their application before January 1st.
Adaylar, 1 Ocaktan önce başvurularını ibraz etmek zorundalar.

Commit

İngilizce Anlamı: To do something illegal or something that is considered wrong

Türkçe Anlamı: İşlemek, kalkışmak

Örnek Cümle
He would be sent to prison for a crime that he hadnt commited.
İşlemediği bir suç yüzünden hapse girecekti.

Extreme

İngilizce Anlamı: Very great in degree

Türkçe Anlamı: Aşırı, çok

Örnek Cümle
I felt extreme pain when the ball hit me.
Top bana çarptığında çok büyük acı hissettim.

Intrinsic

İngilizce Anlamı: Being an extremely important and basic characteristic of a person or thing

Türkçe Anlamı: Asıl, esas, hakiki, önemli

Örnek Cümle
Maths is an intrinsic part of the school curriculum all over the world.
Matematik, dünya çapında okul müfredatının önemli bir bölümüdür.

Intensive

İngilizce Anlamı: Involving a lot of effort or activity in a short period of time

Türkçe Anlamı: Aşırı, şiddetli, yoğun

Örnek Cümle
I will attend an intensive English course this summer.
Bu yaz, yoğunlaştırılmış İngilizce kursuna katılacağım.

Emphatic

İngilizce Anlamı: Done or said in a strong way and without any doubt

Türkçe Anlamı: Etkili, güçlü, ısrarlı

Örnek Cümle
The deputy has issued an emphatic rejection of the accusation.
Milletvekili, suçlamaya karşı güçlü bir itiraz yayınladı.

Apparent

İngilizce Anlamı: Able to be seen or understood

Türkçe Anlamı: Aşikar, bariz, ortada

Örnek Cümle
Her happiness was apparent to everyone.
Mutlu olduğu herkes için aşikardı.

Feasible

İngilizce Anlamı: A plan, idea, or method that is feasible is possible and is likely to work

Türkçe Anlamı: Uygulanabilir

Örnek Cümle
With the extra resources, the plan now seems feasible.
Ekstra kaynalarla, plan şimdi daha uygulanabilir gözüküyor.

Susceptible

İngilizce Anlamı: Easily influenced or harmed by something

Türkçe Anlamı: Duyarlı, hassas

Örnek Cümle
Among susceptible children, the flu can spread very fast.
Hassas çocuklar arasında, grip çok hızlı yayılabilir.

Applicable

İngilizce Anlamı: Affecting or relating to a person or thing

Türkçe Anlamı: Uygulanabilir, ilgili, bağıntılı, geçerli

Örnek Cümle
This part of the law is only applicable to companies employing more than a hundred people.
Kanunun bu bölümü sadece 100den fazla kişi çalıştıran şirketler için geçerli.

Reliable

İngilizce Anlamı: Someone or something that is reliable can be trusted or depended on

Türkçe Anlamı: Güvenilir, itimat edilir

Örnek Cümle
You should try the birth control method that is cheap and reliable.
Ucuz ve güvenilir olan doğum kontrol metodunun denemelisin.

Responsible

İngilizce Anlamı: If someone is responsible for an accident, mistake, crime etc, it is their fault or they can be blamed.

Türkçe Anlamı: Mesul, sorumlu

Örnek Cümle
Police believe that the same woman is responsible for three other robberies in the area.
Polis, aynı kadının bölgedeki diğer üç hırsızlıktan da sorumlu olduğuna inanıyor.

Vigorously

İngilizce Anlamı: In a very forceful or energetic way

Türkçe Anlamı: Aktif bir şekilde, hareketli ve güçlü şekilde

Örnek Cümle
I make exercise vigorously every morning.
Her sabah hareketli bir şekilde ekzersiz yapıyorum.

Awkwardly

İngilizce Anlamı: Moving in a way that is not natural, relaxed or attractive

Türkçe Anlamı: Acemice, beceriksizce, hantalca

Örnek Cümle
He was walking slowly and awkwardly when I saw him.
Onu gördüğümde, yavaşça ve hantal bir şekilde yürüyordu.

Precisely

İngilizce Anlamı: Exactly

Türkçe Anlamı: Tam olarak, kusursuzca

Örnek Cümle
She will arrive at precisely 5 oclock.
Saat tam 5te varmış olacak.

Distinctly

İngilizce Anlamı: Clearly

Türkçe Anlamı: Açıkça, kararlı bir şekilde

Örnek Cümle
I cant understand! Please speak distinctly.
Anlayamıyorum! Lütfen açık konuş.

Reluctantly

İngilizce Anlamı: In a slow and unwilling way

Türkçe Anlamı: Gönülsüzce, isteksiz olarak

Örnek Cümle
Reluctantly, he agreed to come with us
İstemeye istemeye bizle gelmeyi kabul etti.

Bu Dersleri Gördünüz mü?

Sınav Kelimeleri Ders 21