Sınav Kelimeleri Ders 22

Sınav Kelimeleri Ders 22
Repeatedly

İngilizce Anlamı: Many times

Türkçe Anlamı: Defalarca, aralıksız olarak

Örnek Cümle
He called repeatedly, begging her to stay for the night.
Defalarca arayıp, gece kalması için yalvardı.

Scarcely

İngilizce Anlamı: Only just or almost not

Türkçe Anlamı: Hemen hemen hiç, güçlükle

Örnek Cümle
I was scarcely able to move my leg after the accident.
Kazadan sonra ayağımı güçlükle hareket ettirebiliyordum.

Consequently

İngilizce Anlamı: As a result

Türkçe Anlamı: Sonuç olarak

Örnek Cümle
I spent most of my money in the first month and consequently I had no money to buy a computer.
İlk ayda paramın çoğunu bitirdim ve sonuç olarak bilgisayar almaya param kalmadı.

Abundantly

İngilizce Anlamı: In large quantities

Türkçe Anlamı: Bol bol, bol miktarda

Örnek Cümle
Apples grow abundantly in this region.
Bu bölgede bol bol elma yetişir.

Indefinitely

İngilizce Anlamı: For a period of time with no fixed end

Türkçe Anlamı: Belirsiz olarak, süresiz olarak

Örnek Cümle
The meeting has been postponed indefinitely.
Toplantı süresiz olarak ertelendi.

Distribution

İngilizce Anlamı: He process of giving things out to several people, or spreading or supplying something

Türkçe Anlamı: Dağılım, dağıtma

Örnek Cümle
The distribution of aid suppliesis vital.
Yardımlarım dağıtılması önemli.

Explanation

İngilizce Anlamı: The details or reasons that someone gives to make something clear or easy to understand

Türkçe Anlamı: İzah, açıklama

Örnek Cümle
What is your explanation for why you are late?
Geç kalmanın açıklaması nedir?

Determination

İngilizce Anlamı: The ability to continue trying to do something, although it is very difficult

Türkçe Anlamı: Azim, kararlılık

Örnek Cümle
My brother shows great determination to learn French.
Kardeşim Fransızca öğrenme konusunda büyük bir azim gösteriyor.

Complication

İngilizce Anlamı: Something which makes a situation more difficult, or when it does this

Türkçe Anlamı: Durumu güçleştiren şey, sorun, güçlük

Örnek Cümle
If any complications arise , let your doctor know and hell help.
Eğer bir sorun oluşursa, doktorunu bilgilendir ki yardım etsin.

Negotiation

İngilizce Anlamı: The process of discussing something with someone in order to reach an agreement with them, or the discussions themselves

Türkçe Anlamı: Müzakere, görüşme

Örnek Cümle
The exact details of the plan are still under negotiation.
Planın kesin detayları üzerinde hala müzakere ediliyor.

Reference

İngilizce Anlamı: Part of something you say or write in which you mention a person or thing

Türkçe Anlamı: Referans, kaynak

Örnek Cümle
The writing made no reference to previous research on the subject
Yazı, konu üzerinde yapılan önceki araştırmalardan hiç referans almamış.

Apprehension

İngilizce Anlamı: Anxiety about the future, especially about dealing with something unpleasant or difficult 

Türkçe Anlamı: Endişe, kaygı

Örnek Cümle
I went to work filled with apprehension
Endişeyle kaplı bir şekilde işe gittim.

Approval

İngilizce Anlamı: When a plan, decision, or person is officially accepted

Türkçe Anlamı: Onaylama, tasdik

Örnek Cümle
A company cannot be sold without the approval of shareholders.
Şirket, ortakların onayı olmadan satılamaz.

Expression

İngilizce Anlamı: Something you say, write, or do that shows what you think or feel

Türkçe Anlamı: İfade, anlatım

Örnek Cümle
He wrote his father a poem as an expression of his respect and love
Sevgi ve saygısınının bir ifadesi olarak babasına şiir yazdı.

Determination

İngilizce Anlamı: The quality of trying to do something even when it is difficult

Türkçe Anlamı: Kararlılık, azim

Örnek Cümle
Yuri shows great determination to learn Turkish.
Yuri Türkçe öğrenmek için büyük azim gösteriyor.

Reluctant

İngilizce Anlamı: Slow and unwilling

Türkçe Anlamı: Gönülsüz, isteksiz

Örnek Cümle
He was reluctant to come with us.
Bizle gelmeye gönülsüzdü.

Hazardous

İngilizce Anlamı: Dangerous, especially to peoples health or safety

Türkçe Anlamı: Zararlı, tehlikeli

Örnek Cümle
The chemicals in this body cream can be hazardous to health.
Bu vücut kremindeki kimyasallar sağlığa zararlı olabilir.

Intimate

İngilizce Anlamı: Having or being likely to cause, a very close friendship or personal or sexual relationship

Türkçe Anlamı: Yakın (ilişki), samimi

Örnek Cümle
Hes become very intimate with his colleague.
İş arkadaşıyla çok samimi oldu.

Susceptible

İngilizce Anlamı: Easily influenced or harmed by something

Türkçe Anlamı: Duyarlı, hassas

Örnek Cümle
Among susceptible children, the flu can spread very fast.
Hassas çocuklar arasında, grip çok hızlı yayılabilir.

Relative

İngilizce Anlamı: Connected with a particular subject

Türkçe Anlamı: İlgili, akraba

Örnek Cümle
Are these documents relative to the work?
Bu dökümanlar işle mi ilgili?

Disaster

İngilizce Anlamı: A sudden event such as a flood, storm, or accident which causes great damage or suffering

Türkçe Anlamı: Afet, facia

Örnek Cümle
One hundred and twenty people died in Chinas earthquake disaster.
Çindeki deprem afetinde 120 kişi öldü.

Rejection

İngilizce Anlamı: The act of not accepting, believing in, or agreeing with something

Türkçe Anlamı: İtiraz, kabul etmeme

Örnek Cümle
Why didnt the judge accept the lawyers rejection?
Avukatı neden karara itiraz etti?

Admission

İngilizce Anlamı: A statement in which you admit that something is true or that you have done something wrong

Türkçe Anlamı: İtiraf, kabul

Örnek Cümle
Silence is often accepted as an admission of guilt.
Suskunluk çoğu zaman suçun itirafı olarak kabul edilir.

Denial

İngilizce Anlamı: A statement that something is not true or does not exist

Türkçe Anlamı: İnkar, ret

Örnek Cümle
His denial of responsibility for the death of the old man was unconvincing.
Yaşlı adamın ölümünde sorumluluğu olduğunu inkar etmesi pek inandırıcı değildi.

İllusion

İngilizce Anlamı: An idea or belief which is not true

Türkçe Anlamı: Kuruntu, vehim

Örnek Cümle
He had no illusions about his talents as a writer.
Bir yazar olarak yetenekleriyle ilgili bir kuruntusu yok.

Bu Dersleri Gördünüz mü?

Sınav Kelimeleri Ders 22