Present Perfect Tense Time expressions (Since, for, just...)

Present Perfect Tense Time expressions (Since, for, just...)

Present Perfect Tense'i kullanırken zamanla ilgili dikkat etmemiz gereken birkoç önemli nokta vardır. Birincisi, present perfect tense kullanılan cümlelerin, geçmişte başlamış olması ve konuşma anıyla bir şekilde bağlantısı olması lazımdır. Yani aslında eylemin devam ediyor olması gerekmez, ancak konuştuğumuz anda etkisinin bir şekilde devam etmesi gerekir. 

Examples;

- I was a student six years ago. (Altı yıl önce öğrenciydim.)

- I am a student now. (Şimdi bir öğrenciyim.)

- I have been a student for six years. (Altı yıldır öğrenciyim.)

Görüldüğü gibi birinci cümle geçmiş zaman, ikinci cümle şimdiki zamandır ve üçüncü cümle yani Present Perfect Tense ile kurulan cümle her iki zamanı da içine almaktadır. "Geçmişte öğrenciydim ve öğrenciliğim hala devam ediyor" anlamı vardır.

- Their son has broken their computer. (Oğulları bilgisayarlarını bozdu.)

Bu cümlede bilgisayarın hala bozuk olduğu anlamı vardır.

- Their son broke their computer. Oğulları bilgisayarlarını bozdu.

Bu cümlede ise, Türkçe çevirileri aynı olsa bile, bilgisayarın hala bozuk olup olmadığını bilemeyiz. On yıl önceki bir hatıradan da bahsediliyor olabilir.


► Bu zamanla birlikte kullanılan zaman zarflarına çok dikkat etmek lazımdır. Hala devam eden eylemlerden bahsederken, geçmiş zamana ait zaman ifadeleri kullanırsak cümlemiz yanlıştır.

Örneğin;

- last year. (bitmiştir)
- last week. (bitmiştir)
- last yesterday. (bitmiştir)
- last a second ago. (bir saniye önce dahi bitmiştir)

Görüldüğü gibi yukarıdaki zaman belirten ifadeler bitmiştir ve konuşma anıyla bağlantıları kesilmiştir. Dolayısıyla geçmişte kalan zaman zarfıyla konuşma anıyla alakası olmak zorunda olan bir zaman (tense) kullanılmaz. Fakat devam eden bir zaman zarfı ne kadar uzun olursa olsun Present Perfect ile kullanılır.

Örneğin;

- today  (bitmemiş devam ediyor.)
- this morning (bitmemiş devam ediyor.)
- this month (bitmemiş devam ediyor.)
- this century (bu yüzyıl bile bitmemiş devam ediyor.)

 

Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyiniz.

- She hasn't eaten anything this morning. (Bu sabah hiçbir şey yemedi.)

Bu cümlenin söylendiği an henüz öye vaktı olmadığı andır. Eğer öğle sonu söylenmiş olsaydı simple past kullanılacak ve ” She didn't eat anything this morning.” denecekti.

 

- Teams have scored a lot of goals this season. (Takımlar bu sezon çok gol attılar.)

- Astronomers have discovered some stars this century. (Bu asır astronomlar birkaç yıldız buldular.)

- My mother has prayed a lot this week. (Annem bu hafta çok dua etti.)

Bu cümlelerde görüldüğü gibi cümle içinde geçen zaman ifadeleri, henüz bitmemiş olan bir süreci anlatmaktadır. Yani bu zaman süreleri esnasınca aynı tür olaylar vuku bulabilir.


Aşağıda Present Perfect Tense ile kullanılan Zaman Zarfları açıklamalı olarak verilmiştir. Bu zamanın öğrenilmesinde en önemli adım, öncelikle bu zaman zarflarının kullanımını öğrenmektir.


► Since

- Her sister has lived there since 1987. (Kız kardeşi 1987 den beri orada oturuyor.)

- I haven't ridden a donkey since I was 5. (Beş yaşından beri eşeğe binmedim.)

We were both in the Spain 10 years ago. But we haven't seen each other since.  (Her ikimiz de 10 yıl önce İspanya'daydık. Ama o günden beri görüşmüyoruz.)

She hasn't read a book since she left school. (Okuldan çıktı çıkalı kitap okumuyor.)


► For

- Her sister has lived here for 15 years. (Kız kardeşi onbeş yıldır burada oturuyor.)

I haven't ridden a donkey for 8 years. (Sekiz yıldır eşeğe binmedim.)

They have been in prison for 6 months. (Altı aydır hapisteler.)

Bu cümlelerden anlaşılması gereken bahsedilen zamanların ve olayların geçmişte, başlangıcını bilmediğimiz bir zamanda başlaması ve hala da devam etmesidir. Zamanın başlangıcından bahsediyorsak "since", zamanın başlangıcı ile şu andaki zaman arasındaki zaman dilimi ( mesafasi ) nden bahsediyorsak "for" kullanılır.


► Up to the present, so far, till now ….

- Nobody has cleaned this room up to the present. (Şimdiye kadar bu odayı kimse temizlemedi.)

- They have watered seven fields so far. (Şimdiye kadar yedi tarla suladılar.)

- The patient has only drunk water till now. (Hasta şimdiye kadar sadece su içti.)


►  just, already, recently, lately

- I've just received a letter. (Şimdi bir mektup aldım.)

- She has just gone out. (Biraz önce dışarı çıktı.)

A: Clean the car. (Arabayı temizle.)
B: I have already cleaned it. (Temizledim bile - şimdiye kalır mı?)

- There has been a lot of disturbance recently. (Son günlerde ülkede çok kargaşa oluyor.)

- The architects have built several buildings lately. (Mimarlar son zamanlarda birkaç bina yaptılar.) 


► Yet

- Have you cleaned the car yet? (Arabayı temizledin mi?)

DİKKAT!

"Yet” sadece olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır. Türkçe karşılığı yoktur. Türkçe mantığına göre bu kelime fazlalık gibi gelir. “Yet” çoğunlukla "evet" cevabının umulduğu sorularda kullanılır. Olumsuz cümlelerde ise olması, yapılması beklenen bir işin henüz yapılmadığını gösterir.

- She hasn't watered the flowers yet. (Çiçekleri henüz sulamadı.)


► ever, never

- Have you ever seen an elephant? (-Şimdiye kadar- hiç fil gördün mü?)

- I have never visited a foreign country. (-Şimdiye kadar- hiç yabancı bir ülkeyi ziyaret etmedim.)

- He is the tallest man I've ever seen. (O -şimdiye kadar- gördüğüm en uzun adamdır.)

 

Bazen “ever” yerine başka kelimeler kullanılır ama verdikleri mana “ever” kelimesinin verdiği manayla aynıdır.

 

- This is the first man he has lent money. (Bu -şimdiye kadar- borç verdiği ilk adam.)

- It is the third time I have eaten bananas. (-Şimdiye kadar- üçüncü kezdir muz yiyorum.)


► Present Perfect Tense'de öznenin durumuna bağlı olarak kullanılan zamanın değişmesi

Bazı cümlelerde kullanılan öznenin hayatta olma durumuna bağlı olarak anlam değişir ve bu durumlarda öznenin durumuna bakarak Present Perfect Tense kullanılır.   

- His brother has made some films. (Kardeşi birkaç film çevirdi.)

- I have painted a lot of pictures. (Birçok resim yaptım.)

Bu cümlelerde zaman zarfı kullanılmamıştır ve sanki geçmişte olmuş gibi görünmektedir ama özneler hala hayattadır ve aynı işler tekrar yapılabilir diye düşünüldüğü için "günümüze uzantısı vardır" diye düşünülmektedir.

 

- Picasso has painted excellent pictures. (Picasso mükemmel resimler yapmıştır.)

Bu cümle Present Perfect ile söylenemez. Çünkü Picasso ölmüştür ve onun aynı işi bir daha yapması mümkün değildir. Bu tip cümleler Simple Past ile söylenir.

- Picasso painted excellent pictures. (Picasso mükemmel resimler yapmıştır.)


► Present Perfect Tense'de kullanılan geçmiş zaman zarfları

Cümlede zamanı kesin olmayan bazı zaman zarfları kullanıldığında, sanki geçmişte kalmış bir olaydan söz ediliyormuş gibi görünse bile, edinilen tecrübelerden bahsettiği ve günümüze uzantısı olduğu için bu tip olayları ifade etmede Present Perfect Tense kullanılır.

- I have never flown in a plane before. (Önceden hiç uçakta seyahat etmedim.)

- I've often seen figures in my back garden. (Arka bahçemde sık sık gölgeler gördüm.)

- He has climbed Uludağ before. (Önceden Uludağ'a tırmanmış.)

- They have been to this house several times. (Bu evde birkaç kez bulundular.)

Görüldüğü gibi bu cümlelerde anlatılan olaylar sanki geçmişte kalmış gibi görünür. Ama bu cümlelerin hepsinde şu ana yansıyan ve şimdiki zamana etki eden tercrübeler vardır.


► Haber başlıklarında Present Perfect Tense kullanılması

Radyo, televizyon ve gazetelerde haber olarak ilk defa bahsedilip sonra ayrıntıları anlatılacak olayların ilk defa  haber olarak söylenen kısımlarında  Present Perfect kullanılır. Ayrıntıları ise Simple Past ile anlatılır.

- People in the village of Armutlu have seen a very strange thing in the sky. They said  it was something like a whale. (Armutlu köy halkı gökyüzünde çok tuhaf bir şey gördüler.  Balina gibi birşey olduğunu söylediler.)

Talking about experiences (Ever / Never)



3. Talking about general experiences (ever, never)

It usually refers to an event happening at some moment in your life.

Has she ever tried Chilean wine before? (in her life)
I've never eaten monkey brains before. (in my life)
4. Events that recently occurred (just)

Do you want to go to a restaurant with me?
No, thanks. I've just eaten lunch. (I recently ate lunch.)
5. Events that have occurred up to now (yet)

Are Carlos and Rodrigo here? No, they haven't arrived yet. (they're still not here now)
6. Events that occurred before you expected (already)

I've already graduated from University. (I expected to graduate at a later date.)
7. Events that began in the past and haven't changed (for, since)

Mike has worked at Woodward for 3 years.
(Mike started working at Woodward 3 years ago and he still works there now.)
Julie has worked at Woodward since September last year.
(Julie began working at Woodward in September of last year, and that hasn't changed - she still works here now.)

Bu Dersleri Gördünüz mü?

İngilizce eğitimi alanında Türkiye’nin en zengin kaynağını sunan dersimizingilizce.com, İngilizce öğrenen ve öğreten binlerce kişiye hizmet sunuyor. Sitede Türkçe anlatımlı gramer konuları, her konudan sonra onlarca quiz ve sınav, her seviyeden aktiviteli okuma parçaları, dinleme aktiviteleri, yazma aktiviteleri, YDS, KPDS, LGS, TOEFL ve TOEIC gibi sınavlara hazırlık ve deneme sınavları, dünyanın en etkili kelime öğrenme sistemi olan wordpower ile her seviyeden kelime öğrenme programı, sınavlara hazırlananlar için sınav kelimeleri öğrenim programı, İngilizce kurslar, online eğitim ile ilgili makaleler, yurt dışı eğitim bilgileri sunuyor. Sitede ayrıca öğrenciler için İngilizce ödevler ve yardımcı kaynaklar var.