Sales clerk: — Yardımcı olabilir miyim bayım? Paul Ryefield: — Evet, lütfen. pamuklu polo gömlek bakıyorum. Sales clerk: — İstediğiniz bir renk var mı? Paul Ryefield: — Pek yok. Sales clerk: — Buna ne dersiniz? Paul Ryefield: — Tasarımını sevdim ama rengi çok da önemli değil. Bunun başka renkleri var mı? Sales clerk: — Şey, beyaz, açık sarı, mavi, kırmızı ve yeşil renkleri var. Beyaz ister misiniz? Paul Ryefield: — Evet, beyaz tercih ederim - açık sarıyı da görebilir miyim? Sales clerk: — Elbette. Bir bakalım... Beyaz. Açık sarı. Buyrun efendim.
Sales clerk: — May I help you, sir? Paul Ryefield: — Yes, please. I´m looking for a cotton polo shirt. Sales clerk: — Any particular colour? Paul Ryefield: — Not really. Sales clerk: — How about this one? Paul Ryefield: — I like the design, but don´t particularly care for the colour. Do you have that in other colours, too? Sales clerk: — Well, they come in white, pale yellow, aqua, red and green. Will a white one do? Paul Ryefield: — Yes. I prefer white - and may I see a pale yellow one, too? Sales clerk: — Why, of course. Let´s see... White... Pale yellow. Here you are, sir.