Stative Verbs (Durum Fiilleri)

Stative Verbs (Durum Fiilleri)

Bazı fiiller Present Continuous Tense yani -ing takısı ile kullanılmaz. Bu fiiller "state verbs" olarak adlandırılır.

Şimdiki zaman yapıları bir eylemin fiziksel ve görsel olarak yapıldığını gösterirler. Dolayısıyla soyut düşünmek, sevmek, anlamak, sahip olmak gibi soyut anlamlı fiiller continuous (be+ -ing) yapısında kullanılamazlar. Bu fiiler Simple Tense ile ifade edilirler.

Örneğin “I love you” Simple Present tense ile yazılmasına rağmen, Türkçe’ye “Seni seviyorum“ diye çevrilir.

Examples;

- She is loving chocolate. - Yanlış
- She loves chocolate. - Doğru

- I am hating you  - Yanlış
- I hate you  - Doğru

- She isn’t understanding me  - Yanlış
- She doesn’t understand me  - Doğru


Bu fiillerden bazıları aşağıda verilmiştir.

► Mental State (Zihinsel Durumlar)

know, realize, understand, recognize
believe, feel, suppose, think
imagine, doubt, remember, forget
want, need, desire, mean

Examples;

- I don't believe in ghosts. (Hayaletlere inanmıyorum.)

- I need a real friend. (Gerçek bir arkadaşa ihtiyacım var.) 

- Never forget what you did. (Yaptığını asla unutma.)


► Emotional State (Duygusal Durumlar)

love, like, appreciate, please, prefer
hate, dislike, fear, envy
mind,care
astonish, surprise, amaze

Examples;

- I prefer coffee to tea. (Çay yerine kahveyi tercih ederim.)

- Why do you hate me? (Benden niçin nefret ediyorsun?) 

- I don't care what you do. (Ne yaptığın umurumda değil.)


► Possession (Sahip Olma)

have, belong, possess, own

Examples;

- My dad has 3 cars. (Babamın 3 tane arabası var.)

- I own a big house in California. (California'da büyük bir eve sahibim.) 


► Sense, Perception (Duyular, Algalama)

taste, smell, hear, feel, see

Examples;

- Do you smell the food? (Yemeğin kokusunu alıyor musun?)

- Can you feel the cold? (Soğuğu hissedebiliyor musun?) 


► Other Stative Verbs (Diğer Fiiller)

look, seem, appear, sound, resemble, look like
cost, owe, weigh, equal
be, exist, matter,
consist of, include,contain


► Her iki zamanla da kullanılan fiiller

Bazı fiiller de hem Continuous hem de Simple formda kullanılabilirler. "love - like - hate - understand" gibi fiiller bu kategoriye girer. Fakat bu farklı kullanım, anlam farklılılığına da yol açar. Aşağıda iki zamanla da kullanılabilen ve farklı anlamlar taşıyan fiiller verilmiştir.

THINK

(a) “What do you think about the new English teacher? I think he is a nice man !”
      (Yeni İngilizce öğretmeni hakkında ne düşünüyorsun? Bence iyi bir adam.)
(b) I am thinking about the exam tomorrow. It will be a difficult one.
     (Yarınki sınavı düşünüyorum. Zor bir sınav olacak.)

(a) cümleside think, fikir gösteren soyut anlamlı bir fiildir. Kişilerin belli konularda fikir sahibi olmaları fiziksel bir durum değildir.
(b) cümlesinde ise think , fiziksel ve görülebilir bir özelliği olan somut bir eylemdir. Örneğin birşey düşündüğünü görerek anladığımız bir kişiye “ Öyle derin derin ne düşünüyorsun” diye sorarız. Düşünme eylemi fiziksel bir durum olmuştur.


HAVE

(a) I have two cats and a dog. Do you have any pets? (Benim bir köpeğim ve kedim var. Senin evcil hayvanın var mı?)
(b) I am having a nice time in my speaking classes. (Konuşma sınıflarında hoş vakit geçiriyorum.)


Birinci cümlede “have” fiili "sahip olmak" anlamında asla continuous olarak kullanılamaz. İkinci örnekte ise “have” fiili "iyi zaman geçirmek, eğlenmek" anlamında somut bir yapıdadır.


SMELL

(a) All flowers smell nice. (Bütün çiçekler güzel kokar.)
(b) The little girl is smelling the flowers. (Küçük kız çiçekleri kokluyor.)

Birinci cümlede “smell” soyut bir eylemdir. Çiçekler kokma eylemini fiziksel ve görülebilir bir şekilde yapmazlar. Bu bir durumdur. İkinci cümlede ise “smell” fiili aktif bir anlamdadır. Küçük kızın bu koklama eylemini fiziksel olarak yapması görülüp, başkalarına da gösterilebilir.

Stative verbs express a state rather than an action and they relate to thoughts, emotions, relationships, senses, states of being and measurements. These verbs don't take -ing in progressive (continuous) tenses but they can be used with time expressions such as now and at the moment. We always use the simple tense for the stative verbs. 

I feel very tired. I need to sleep.
I understand everything now.
I love you. 


- Stative verbs are often verbs connected with thinking and opinions.

I don't know what to do. (I am not knowing what to do)

Do you agree with your sister? (Are you agreeing with your sister?)

I remember those old days now. (I am remembering those old days now.)


- Some stative verbs are connected with feelings and emotions

I like this movie. Who is the actor in it? (I am liking this movie)

I hate getting up late. (I am hating getting up late.)

I want to go on a holiday at the moment. (I am wanting to go on a holiday at the moment.)


- Some stative verbs such as see, hear, taste, smell or feel are used to describe senses. These verbs aren’t usually used in continuous forms. They are often used with ‘can’.

It smells very nice here. (It is smelling very nice here.)

Can you see the man over there? 


Below is a table of most common stative verbs in English language. 

like know belong
love realise fit
hate suppose contain
want mean consist
need understand seem
prefer believe depend
agree remember matter
mind recognise see
own appear look
sound taste smell
hear astonish deny
disagree please impress
satisfy promise surprise
doubt think feel 
wish imagine concern
dislike be have
deserve involve include
lack measure  possess

 

- Some verbs can be both stative and dynamic. Look at the examples below;

► Be

Be is usually a stative verb, but when it is used in the continuous it means 'behaving' or 'acting'

You are stupid  (It's your personality.)
You are being stupid (You are not like that in general.)

► Think

Think (stative): have an opinion
I think that coffee is great

Think (dynamic): consider, have in my head
What are you thinking about? You look so thoughtful. 

► Have

Have (stative): own
I have a black cat.

Have (dynamic): part of an expression
I'm having a great time on holiday. 

► See

See (stative): see with your eyes / understand
I see what you mean
I see the blue sky out of my window.

See (dynamic): meet / have a relationship with

I am seenig my old school friend tomorrow morning. 
How long have you been seeing your girlfriend?

► Taste

Taste (stative): has a certain taste
This special bread tastes really great
The tea tastes weird. 

Taste (dynamic): the action of tasting
Kids are testing the birthday cake. 

Bu Dersleri Gördünüz mü?

İngilizce eğitimi alanında Türkiye’nin en zengin kaynağını sunan dersimizingilizce.com, İngilizce öğrenen ve öğreten binlerce kişiye hizmet sunuyor. Sitede Türkçe anlatımlı gramer konuları, her konudan sonra onlarca quiz ve sınav, her seviyeden aktiviteli okuma parçaları, dinleme aktiviteleri, yazma aktiviteleri, YDS, KPDS, LGS, TOEFL ve TOEIC gibi sınavlara hazırlık ve deneme sınavları, dünyanın en etkili kelime öğrenme sistemi olan wordpower ile her seviyeden kelime öğrenme programı, sınavlara hazırlananlar için sınav kelimeleri öğrenim programı, İngilizce kurslar, online eğitim ile ilgili makaleler, yurt dışı eğitim bilgileri sunuyor. Sitede ayrıca öğrenciler için İngilizce ödevler ve yardımcı kaynaklar var.